9 Ekim 2011 Pazar

Sonsuzluk

İrkildi bana dokunur dokunmaz, aşkı kendince biliyordu o güne kadar,
Bilmiyordu bildiğinin sadece yanılmalar olduğunu,
Hepimizin aşk diye kimlerin peşinde koştuğunu,
Kim olduğumu önemsemeden yüzünün benimle güldüğünü fark ettikçe şaşırıyordu o da haline...
Söyleyemiyordu, inceliyordu sessizce.
Gözleri ayrılmıyordu gözlerimden,
Duyuyordu, dinliyordu kalp atışlarımı sinsice.
Terliyordu elleri ellerime değdikçe,
Belki değil kesin diyordu hissettikçe,
Aslında beklemiştim onu, biliyordum sonum olduğunu,
İmkansızın olmadığını anladım,
Benliğimde kaybolup seni seviyorum dedikçe...


3 Ekim 2011 Pazartesi

Sen

Bakmaya doyamadığım, hislerime kapılıp hayallere daldığım, Sensizliği düşünürken, Hayatı bir var, bir yok saydığım... Öyle güzeliz ki kelimeler yetmiyor, Ellerini tutarken, dünyam duruyor. Hasreti kalbime hapsederken, Sensizliğime içim gidiyor. Kim derdi ki böyle aşk bende doğacak, Masallarda olmayan benim olacak, Her şartta seninle göze aldığım, Bu hayat teninle anlam bulacak... Etme ey sevgili, Bir an gitme benden, Dudağın bedenden, kalbin kalbimden Uzaklaşırsan gözdeki yerden, Mutluluk bir daha uğramayacak...

30 Ağustos 2011 Salı

Bayram Şekeri

Ah nerede o eski bayramlar diyorum ben de hepiniz gibi...
Bazılarımız yakınlarından çok uzaklarda yaşıyor, bazılarımızın ise yakınları çok uzaklarda artık yaşamıyor. Fakat içimizdeki ateş sönmemeli, adı üstünde bayram, mutlu etmeli, neşelendirmeli...

Seneler önce kurulan o zengin sofralar yok, o günlerden günümüze taşıdığımız zengin gönüllerimiz var. Kaybettiklerimize ettiğimiz dualar, uzaktakilere açtığımız telefonlar. Mühim olan bir şekilde irtibat halinde olmak değil mi?

Bir de olamayanlar var tabi; küsler, dargınlar. Bayrama hiç yakışmayanlar, bir bayram şekeri ikram edip, bir telefon açması gerekenler, biliyorsunuz küslük olmaz bu güzel günlerde.

Yardımlaşma, kaynaşma son  sınırda olmalıdır bugün. Mutlu etme günüdür bugün.

Unutmamak gerekir, ömür geçiyor, bir bayram daha geçip gidiyor. Yarın ne olacağını kimse bilmiyor, mutlu olmak, mutlu etmek, mutluluk saçmak gerekmez mi bu özel günlerde?

Hepimiz bayram şekeri kıvamına gelip sevindirelim sevdiklerimizi, sevmediklerimizi, gün neşe günüdür; Herkese Hayırlı Bayramlar...

28 Ağustos 2011 Pazar

Dikkat Çeken Yazı

Artık kelimesi ile başlayalım yazıya, yeni gün ve yine bir artık var hayatımızda. Hepimize oluyor değil mi aslında, bundan sonra ile başlayan cümleler artık ile devam ediyor ve bir çoğu gerçekleşemiyor. Hayatımızda bolca artık, bolca yeni sayfa yok mu? Çevir çevir bitiremediğimiz defterimiz her yeni sayfada göz kırpmıyor mu mutlulukla? Nasıl bir sabır ile yaratıldık bilmem ama inanın şaşılacak halimiz var. İnsanoğlu değil miyiz, seviyoruz büyük konuşmayı, kestirip atmayı. Ardından bize bile komik gelen lafları satmayı. Bırakamıyoruz işte akışına, beyin kemiriliyor resmen, başlıyoruz artıklara. Çiğ süt emmemize mi bağlarız, önyargılara mı sığınırız bilemem ama düşününce saçma geliyor değil mi hepimize. Geçmişten gelir hepsi ve bu düşüncelerdir ki hepimiz çekmişizdir dedelerimize...

26 Temmuz 2011 Salı

Bir veda daha ?

Neden buluştuğumuz belliydi aslında,
Sadece itiraf edemedik zamanında...
En sevdiği yemekleri hazırladım,
İçmekten keyif aldığımız şarabın yanında...
Ona en yakıştırdığım ceketi fırlattı koltuğa,
Yavaşça yöneldi, elleri karıştı saçlarıma...
Fısıldadı kulağıma; gitmek istiyor gibisin...
Açamadım ağzımı,
Bakakaldım ilk dakikalarda,
Sonralarda da değişmedi durumum aslında.
Bu sefer o konuştu, ben dinledim...
Baktım ki her dakikanın tadı damağında...
Belki dedi, belki bir şans daha.
Olmaz dedim, elimde kadehim peynirim ağzımda...
Akan gözlerimse kalbimin ardında.
Birbirimizi hiç böylesine bakımlı görmedik o güne kadar,
Ben başka bir bendim,
Ayrılık kelimeleri dolaşıyor kanımda...
Hazırlamıştık kendimizi, birbirimizden yoksun hayata...
Masadan kalkarken mumlar erimiş gitmiş,
Mutluluk aslanın ağzında...
Veda busesi yaklaşırken dudağıma,
Gözlerimi açtım, neyse ki hala uyuyordu yanı başımda...

3 Temmuz 2011 Pazar

Belli mi olur?

Belki ben de mutlu olurum,
Yarını düşünmeden ama bu sefer.
Bırakıp ipleri, geri döner mi demeden...
Sonunu tahmin edemeden.
Severim belki ben de.
Penceremin kenarında derin nefesler ala ala ağlamadan...
Sigaramın dumanında boğulmadan...
Zamanı boşa akıtmadan,
Sevebilir miyim?
Sorularla boğmadan,
Cevaplarla boğulmadan.
Yüksekler ne ifade eder bilmeden,
Düşüşleri fark etmeden.
Güzellik kelimesini keşfetmeden,
Çirkinliğin tadına bakmadan,
Severim belki yeniden...

Kendimde miyim?

Değilim abi, vallahi değilim...
Kelimeler ne şekilde dökülür bilmiyorum hatta,
Anasını sattığımın hayatında...
Gitmek zorunda kalanlar, gitmek isteyenler ve yanımda olanlar.
Bu arada gitmek zorunda olanların da istikrarsızlıklarına tüküreyim.
İşte buyum ben.
Nefret edeceksen direk vur kapıyı çık.
Silip silip tekrar yazdığım ilk yazım, yanlış harfler yüzünden.
Evet, içkiliyim.
Ama en güzel yerindeyim.
Aynı sen gibi,
Görmek istediğin gibi.
Kal der gibi bakarcasına ama git dercesine hani...
Uyanmayı istemediğin günlere içtim,
Kalmak istemediğin günlere,
Ama gidesinin de gelemediği günlere,
Yine kadere, yine hayata içtim...
Düşenlere, karşı gelmeyi bilmeyenlere saygılar,
Sizden değilim abi...
Her düşüş bir kalkış oldu hayatımda,
Gidere gider yapmayı da öğrendik.
Yeter dedi kelimeler,
Bana müsaade edin...